Sıcak Düşler
yemyeşil akan bir derenin kızıl kanıydık sadece akıyorduk kendi dehlizlerimizden yedi kat yeşilin en koyu kıvamına elimiz sürçüyordu dokunuyorduk yalnızlığımızda göğün pamuk tarlasına
sıcak ülke düşleri kuruyorduk bazen uçurtma oluyorduk birden masallar diyarının buz mavisi çocuk gözlerinde
hoyrat iklimlerde süzülen apak bir güvercinin gerdanında bazen de bir damla yağmur oluyorduk bağrımızdan kopan şimşek çakımı fırtınayla
ve yırtarken nefesimizi gölgesinde kalıyorduk karanlığa sıkılan kurşuni umutlarımızın
genzimize düğümlenirdi bitmemiş sevda sözlerimiz hep yarım kalırdı kanadı kırık bir martıya anlatamadıklarımız
kimi zaman tükenen sesimizin yankısında bitimsiz kalıyordu yarınlarımız
çalınmış ömrümüzün yaşanmamış sol yanında kimi zaman da dalga dalga ses oluyorduk dalgasına kapılıp kıyıya vuran ölü balıklar sırtında
gecenin firari aydınlığında el ele veriyorduk yaralı yanımızdan düşerken kahverengi bir boşluğa sancısını duyuyorduk toprağın filiz vermiş çatlayan yerinden
o zaman biraz hasret dolardı yüreğimizin tenhasına biraz da hüzün kalırdı eksik gülüşlerimizin bir köşesinde
ve işte bir kez daha doğuyordu gün yetme filiz hatırına ve biz baharın rahminden bir kez daha düşüyorduk yeşilinden çıkmış bir derenin kıpkızıl akan yanına.
25.12.2007 |
|