Sevgiliye Mektup
Ey sevgili! Çok acı çekiyorum çok. Kendi ülkemde parya gibiyim. Vatan yahut vatan. Ey sevgili! Arkadaşlarım ölüyor, Arkadaşlarım gömülüyor, Orda yahut şurada. Ey sevgili! Ağlayan şehit çocuğunu tutmayı, kucaklamayı. Haykırmak istediğin fakat haykıramadığın anlar oldu mu hiç? Şehit annesi sana kendi yavrusu gibi sarıldı mı sımsıcak? Gözyaşlarını paylaştı mı bir sel gibi? O dağ gibi kadınların, anaların dul kalışını kendine yedirebildin mi? Ey sevgili! Çok dertliyim bugün çok. Yirmi yedi ocak söndü, Yirmi yedi altın gibi delikanlı, Toprağa yar oldu, Sevdalısına yar olamadan.
Ey şehitler şehiti, Giderken hayatın film şeridi gibi, Gözünün önünden geçti mi? O sirkeci-kadıköy vapurunda, Ortalığı talan ettiğimiz günleri hatırladın mı? Ankaranın soğuk kış gecelerinde, Balık ekmek yediğimiz günleri yad edebildin mi? Boş ver, boş ver her şeyi, Sen peygamberler peygamberi yanındasın artık. Sen şehitsin artık. Sen yumuşak ve sıcak toprağında rahat uyu. Benliğim, dualarım, hatıralarım hep seninle. Ruhun şad olsun. Ey sevgili, ey sevgilim, her şeyim. Eğer ben de bir gün vatan uğruna ölürsem, Beni hatırlar, Bir damla gözyaşı döker misin ardımdan? Seni sımsıcak sarışım gelir mi aklına? Beni daima kalbinde taşır mısın?
İsyanımı, acılarımı ve sevgimi anlattım, Bu satırlarımda sana. Kalbimin ve beynimin yettiği kadar. Şimdilik hoşça kal, Ey sevgili...
Hakkari - 27.01.1993 |
|