Şerefe
kaybettiğimiz yılların ve kazandığımız dostlukların şerefine içiyoruz her zaman ki meyhanede yine Sinan abiyle başbaşa aynı köşede aynı insanlara tek aşkımız rakı şişeleriyle
sevgiyi ve dostluğu paylıştık yıllarca arkadaşlar, aşklar ve zamanı kaybederek ben, Hasan ve Mustafa okulda, sokakta, dostken, severken ve sevilirken yaşarken hayatta
bu meleti Hasan alıştırdı bize daha onbeşimizde çocukken heves derken, derdimiz, dert derken dostumuz oldu rakı şişeleri
Sinan abi tam yirmibeş yıl çekti bizi Hasan içti mi ağlardı Mustafa içti mi şarkı söylerdi ben içtim mi onları seyrederdim dertli dertli rakılar yudum yudum düşer domates, peynir bizi dinlerdi
ümidimiz, sevincimiz, derdimiz hep aynı yerde önümüzde gece veya sabaha karşı ağlayarak ya da gülerek şerefe hayat, şerefe dostlarım ve tabi ki hep arkamızda olan tik taklı zaman sana da şerefe
|
|