Senin Sevgine Nasıl Muhtacım Bilemezsin


Sevgine nasıl muhtacım bilemezsin.
İsterdim ki arayayım her dara düştüğümde,
Yanısıra kahkahalarla güldüğümde,
Hatırlatayım isterdim,
Karanlıkların güneşi beklemesini.
Parmaklıklar ardındaki mahkumun hayatını özlemesini.
Hatırlatayım isterdim,
Şafaklarına kadar bacaklarımızı gömdüğümüz,
Ağlayan gecelerde,
Çocuğun anne sütüne muhtacı nasılsa,
Senin sevgine öyle muhtacım bilemezsin.

Sevgine nasıl muhtacım bilemezsin.
Çare olur muydu bir telefondan alo demek.
Yeter miydi acaba çığlıklarını susturmaya ihanetlerin.
Anlatayım isterdim.
Yaz yağmurlarını bekleyen çiçekleri.
Bülbülün sesini özleyen baharları.
Anlatayım isterdim,
Sabahlarına kadar kadehlerimizi gömdüğümüz,
Ağlayan sabahlarda,
Hasret yolunu bekleyen sevgilerin özlemi nasılsa,
Senin sevgine öyle muhtacım bilemezsin.

Sevgine nasıl muhtacım bilemezsin.
Kimdi kahramanı gönlümüzün?
Ne sen biliyordun, ne de ben!
Nereden bilecektik ki;
Askerin yavuklusundan beklediği mektubun tadında,
Ağlamayı da becerirdik gülerken.
Hıçkırıklarımız kahkaha olup çıkarken,
Son demine vuruyorduk kadehlerin!
Kavuşmaları bekleyen sılanın hasretinde,
Şimdi ne kadeh kaldı elde, ne bade var imbikte.
Senin sevgine böylesine muhtacım bilemezsin...

Sevgine nasıl muhtacım bilemezsin.
Kızgınlığımız bile bir başkaydı,
Küskünlüğümüz bir başka.
Ne tahammülümüz vardı tasaya,
Ne ihtiyacımız aşka.
Yağmurda ıslanan aşıkların avuçlarındaki sevgisiyle,
Sazlar çalsa bile en hengameli nükteleriyle,
Çare olmuyordu,
Ağlayan yüreğimize
Senin sevgine böylesine muhtacım bilemezsin...

Köln/Almanya - 28.03.2008
Taglar: senin sevgine nasil muhtacim bilemezsin
mp3manken resmi kitap dizi izle