Seni Tanıdım
Küçücüktüm... Yaramaz haylaz Masumum da herkes gibi biraz Dut ağacı gölgesinde kurulu salıncaklarımız minikliğimin vazgeçemediklerinden Başaklar arasında ılık rüzgar esintileri gökyüzüne ahenk katan uçurtmalarımız ne de keyifli geçerdi günlerimiz Büyüdüm... Okullu olduk sonrasında Ses tonlarımızın değiştiği bunalım çağlarımız ve de takip eden fakülte yıllarımız. Adam oldum... Para ile tanıştım.Getirisi yalanlarla da Riya ile tanıştım gündelik aşklar koynunda Artık arkadaştım ihanetle aldatmayla Kadın kokusu Alkol olgusu Hırs dokusu Hepsi hepsi vardı Adam mı? Sahte gülücükler dağıtıyor Mecburi selamlar alıyor Her gün ama her gün içiyor Sonrasında pişman oluyor Aynaya bakıyor Kahredip ağlıyordum. Aslında ben şuursuzdum Ne adam olabilmiştim ne de beklenildiği gibi bir insan. İnsanların neden kendi kaderlerini tayin etme hakları yok diye isyan ediyor Daha annemin karnındayken nasıl bir dünyaya geleceğim ve hatta nasıl bir kardeşim olacağı anlatılmadı diye protestolar ediyordum Kan grubumun ne olmasını istediğimin sorulmamasına da ayrıca sitem soluyordum Kavram kargaşası yaşıyor ruhsal çöküntüler içerinde boğuluyordum İçimdeki Ateşlerden yanıyordum. Gündüz yaşıyor geceleri ölüyordum. Yaşamanın bir anlamı yok diye düşünüyordum Seni tanıdım... Ansızın minicik duyguların esiri Yaşamın gerekliliğini Paha biçilmez gözlerini Dokunamamanın acısını Kısacası varolma nedenimi hissettim. Geçmişimi sildim seni her şeyden çok istedim Çünkü ben annemin beni sevmediği kadar seni sevdim Asıl şansın hayat değil sen olduğunu fark ettim Şimdilerde sen mutsuzsun bunu biliyorum Oysa ki ben senin umudun olmayı ne çok isterdim biliyor musun?
Samara/Rusya - 23.10.2002 |
|