Sen
O kadar yazılan çizilen ve söylenen , duygularımın notalarda canlanması yada gözlerimden akıp giden seller ruhumun en derin ,gizli kalmış köşelerinde hep çözülemeyen bir parça senden beni yerden yere vuran. aşktan acıdan öte gündüz yada gece yağmur yada kar... aşktan, acıdan, benden senden öte çözülmemiş hala derinlerde bir yerlerde şu anda bile belki uğruna ölünecek, dünyanın bütün sevgileri diz çöküp önüne sunulacak kadın ...... kahpece cilveleşiyor çaresiz... kaderle ve sevmeyenlerle dünyanın en güzel kadını olmak yerine öpülesi okşanası yüzü ve dudaklarıyla biliyorum hala acısını çekiyor sevgimin ve sevgisizliğinin kendiyle başbaşa kalmaktan korktuğu anlarda bile yakalanıyor kendine ve çaresiz biliyorum ......... o öpülesi ve okşanası elleriyle çaresiz sunuyor kendini kahpece kadere ve sahte insanlar bir bir değişirken yatağında zaman içinde yanına kalan sadece; seviyorum diyen yalan tomurcukları....ne acı.. sonbaharlarda yapraklarve yalnızca tertemiz bir yağmur damlası dokunsun dokunurken kıyamadığım bakmaya doyamadığım yüzüne yüzün yere düşerken ve kendinden kaçarken .. yakalanmamacasına aşkı ,acıyı,kendini sahte dillerde ararken.... ne acı ve; senin için benden kopup gelen ben....... benim için anlatamamak anlaşılamamak ne acı......
|
|