Okan Bayülgen


İlkokuldan sonra Galatasaray Lisesine devam edir.Bodrum Lisesinde okur, Şişli Lisesinden mezin olur.Fransaya gider Tours Üniversitesinde Hukuk ve Ekonomik Bilimler Fakültesinde hukuk okumaya başlar. Ardından ekonomi okumaya karar verir. Ancak devam etemez.Türkiyeye dönüp Mimar Sinan Üniversitesinin konservatuvar bölümü sınavlarını kazanır, 1989da MSÜ Devlet Konservatuarını bitirdikten sonra aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Fakültesinde master yapar. Bayülgen 1989-94 yılları arasında en genç yönetmen olarak Devlet Tiyatrolarında oyunlar yönetir. 1993 sonunda Trabzon Devlet Tiyatrosuna tayini çıkınca Devlet Tiyatrosundan istifa eden Bayülgen, Kent FMde radyoculuğa adım atar. Sonrasında televizyon programları ve sinema oyunculuğu dönemi başlar.

HAKKINDA YAZILANLAR

Dedem çok tatlı bir faşistti
Hürriyet 3 Mayıs 2001

Önceki gün üvey babası İsmet Görgünü kaybeden ve ‘‘Onu gerçek babam sayıyorum’’ diyen Okan Bayülgenin geçmişi, Atatürkün, Kuran-ı Kerimi Türkçeye tercüme ettirdiği meşhur alim Elmalılı Muhammed Hamdi Yazıra kadar uzanıyor. Okan Bayülgen, dedesi Muammer Akmanı ise ‘‘Odasında Hitler ve Mussolininin resimleri vardı. Hayrandı onlara. Dedem çok tatlı bir faşistti’’ sözleriyle anıyor.

ANNESİ babası boşanmış bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Bayülgenin öz babası, Albay Hamid Beyin oğlu, hukuk ve gazetecilik eğitimi sırasında sınıflarını birincilikle bitiren Ümit Bayülgen. Bayülgenin öz dedesi olan Hamdi Üge ise aldığı ceza davalarıyla ünlenen meşhur bir avukat. Beş evlilik yapan Hamdi Bey evliliklerinden birini de Türkiyenin ilk kadın ceza avukatı Rahime Hanımla gerçekleştirir. Rahime Hanım, yaptığı Kuranı Kerim tefsiriyle tanınan Elmalılı Muhammed Hamdi Yazırın ailesine mensuptur. Bayülgen, ‘‘Biz Elmalılı Muhammed Hamdi Yazırın torunlarıyız. O aile büyük ailedir’’ diyor.

Hamdi Ügeyle geçinemeyip boşanınca Rahime Hanım ikinci evliliğini Albay Muammer Akmanla gerçekleştirir. Akademiyi bitirdikten sonra Strasbourgda kimya eğitimi almaya giden Muammer Bey,doktorasını yapıp geldikten sonra inşaatlar yapar ve zengin olur.

Bayülgen, enteresan tipler dediği her iki dedesinden de etkilenir. Aksiyon Dergisine verdiği röportajda İkisi de tonton dedeler değil, arkadaş gibi, ketum ve sinir sahibi, ilişki kurulması zor adamlar. Adam hiddetlendiği zaman evden kaçardı herkes. Fakat ben Muammer Bey uyurken, vücudunu ve ağzını bağlar, sonra da evden çıkar giderdim. Hiçbir şey söylemezdi diyen Bayülgen, dedesinin çok zengin olduğunu, para harcamayı sevmediğini, para harcadığı tek torunu olduğunu söylüyor.
Bayülgen, ‘‘Muammer dedemin bir odası vardı. 30 yıl hiç temizlenmeyen bir odaydı o. Hitlerin, Mussolininin resimleri vardı orada. Hayrandı onlara. Ne kadar tatlı bir faşistmiş. Muammer Beyi ben daha yeni anlamaya başlıyorum dedi.

1970te, Okan Bayülgen on altı yaşındayken annesiyle babası ayrılır. Bülent Bey ile Ayla Hanım, ayrıldıklarını anlamasın diye küçük Okanı yatılı olan İstanbul Göztepedeki Taş Mektepe gönderirler. Hafta sonları da beraber gelip alırlar, eve gidip yemek yerler. Bayülgenin babası bir gün, şehir hatları vapurunda onu bir kadınla tanıştırır. Tanıştırdığı kişi Ümit Bayülgenin ikinci eşi olacak avukat, DTPnin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve bugün GİK üyesi olan Doğudan Bayülgendir. Çift evlenir ve Ozan ile Okşan adında iki çocukları olur.

Ayla Hanım ise eşinden ayrıldıktan sonra Side ve Bodruma yerleşerek resim yapmaya devam eder. Daha sonra önceki gün yaşama gözlerini yuman İsmet Görgünle evlenir. Göztepedeki Taş Mektepten sonra Şişli 19 Mayıs İlkokuluna geçen ve buradan mezun olan Okan Bayülgen, anne ve babası ayrıldıktan sonra anneannesi ve Muammer Akman dedesi ile kalmaya başlar.Bayülgen, ilkokuldan sonra Galatasaray Lisesine girer.

Bayülgen, bir yıl iftiharla geçer, ertesi yıl sınıfta kalır. Böylece orta kısmında girdiği Galatasarayda 11. sınıfa kadar çift dikiş atarak gider. Buna rağmen okuldaki öğrenci kulüplerinde yer almaktan da geri kalmayan Bayülgen, folklor, müzik, edebiyat gibi kollarda aktiftir. 11. sınıfta iken Rasih Nuri İlerinin akrabası bir kıza aşık olur. Aşık olup da okula gitmeme durumu ortaya çıkınca da Ayla Hanım onu Bodruma, yanına getirtir. Bir yıllık Bodrum Lisesi eğitiminin ardından Şişli Lisesinden mezun olarak lise öğrenciliği ile alákasını tamamen kestiğinde yıl 1984tür. Bu yıllarda psikiyatrik sorunlar yaşayan Bayülgen, Türkiyenin en ünlü psikiyatrlarından Metin Özeke gider.

1984te fotoğraf çekmek için Fransaya giden Bayülgen, Tours Üniversitesinde Hukuk ve Ekonomik Bilimler Fakültesinde hukuk okumaya başlar. Ardından ekonomi okumaya karar verir.

Ekonomi okumak ağır geldi
Bayülgen Fransa’da tanıştığı antikacı bir kadınla antika mezatlarına katılmayabaşlar. Ardından belediyenin desteklediği üniversitede kurulan tiyatro ve bir de fotoğraf kulübünde çalışan Okan Bayülgen, ekonomi dersi ağır geldiğinden okulu da bırakır ve Türkiyeye döner. Mimar Sinan Üniversitesinin konservatuvar bölümü sınavlarını kazanır, 1989da MSÜ Devlet Konservatuarını bitirdikten sonra aynı üniversitenin Sosyal Bilimler Fakültesinde master yapar. Bayülgen 1989-94 yılları arasında en genç yönetmen olarak Devlet Tiyatrolarında oyunlar yönetir. 1993 sonunda Trabzon Devlet Tiyatrosuna mutlaka gitmek zorunda bırakılınca Devlet Tiyatrosundan istifa eden Bayülgen, Kent FMde radyoculuğa adım atar. Sonrasında televizyon ve sinema...

Okan Bayülgenin üvey babası İsmet Görgün, ölüm döşeğinde
30/04/2001 NetHaber

Görgünin iyileşmesi için Bayülgen elinden gelen her şeyi yapıyor Bodrumdaki inşaat halindeki evinin terasından geçtiğimiz Perşembe günü düşen Okan Bayülgenin üvey babası İsmet Görgün Özel Bodrum Hastanesinde tedavi altına alındı. Doktorlar, Görgünün beyninin sol tarafının tamamen öldüğünü söyledi. Üvey babasının tedavisi için hiçbir masraftan kaçınmayan Bayülgen, International Hospital ve Amerikan Hastanesinden beyin cerrahlarını helikopterle Bodruma götürdü.
Anahtar Kelimeler:Okan Bayülgen biyografisi,Okan Bayülgen hayatı,Okan Bayülgen özgeçmişi, Okan Bayülgen geçmişi
Taglar: okan bayulgen
mp3manken resmi kitap dizi izle