Günün Sözü: Oyun bitince, sah da piyon da ayni kutuya konur. (Italyan Atasözü)

Tarih:

30 Ağustos 2008 Cumartesi 10:47:37
Ana Sayfa - Forum - Şiirler - Rüya Yorumları - Akorlar - Bilişim Haberleri - Spor Haberleri - Biyografiler - Burçlar - Fikralar - Komik Yazılar - Programlar - Sinemalar - Koca Kafalar - Mp3ler -
Sohbet - Yemekler - Magazin - Yabancı Şarkı Sözleri - Türküler - Şarkılar - Videolar - Canlı Tv - Mankenler - Oyun Oyna - Program İndir - Resimler - Kadınlara Özel - Sağlık - Astroloji - Haberler
Kategori Ana Sayfa
Son 20 Biyografi
Abbas Sayar
Abbas Vesim Efendi
Abdi İpekçi
Abdi Paşa (nişancı)
Abdulla Latifzade
Abdullah Aymaz
Abdullah Özkan
Abdullah Cevdet
Abdulvahap Kara
Abdurrahim Karakoç
Abdurrahman Avtorhan
Abdurrahman Dilipak
Abdurrahman Kadrizade
Abdurrahman Küçük
Abdurrahman Şeref
Abdurraim Altanlı
Abdülbaki Gölpınarlı
Abdülhak Hamit Tarhan
Abdülhak Şinasi Hisar
Abdülhakim Arvasi
Rastgele 20 Biyografi
Ahmet Vefik Paşa
Ömer Hulusi Efendi
Recep Yazıcıoğlu
Yıldırım Demirören
Recep Akdağ
Kenan Evren
Avni Özgürel
Asaf Savaş Akat
Damat Ferit Paşa
Sadettin Tantan
Hasan Şevket Adalan
Naili
Ferruh Müftüoğlu
Sermet Muhtar Alus
Tunca Toskay
Adile Naşit
Ahmed Akgündüz
Adolf Hitler
Cahit Zarifoğlu
Valois
 
Muharrem Sarıkaya


HAKKINDA YAZILANLAR
Siyasetin full-time kulisçisi
GİLA BENMAYOR
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi

Dünyanın bir ucundaki işkolik babanın, Ankaradaki bacak kadar oğlundan medet umması kadar hoş birşey olabilir mi?


ELLERİNİ saçlarına daldırıp, parmaklarıyla şakağındaki milimetrik bukleleriyle oynayan bir adam pekálá hayalperest olabilir.

Olmayabilir de.

Muharrem Sarıkaya konusunda kararsızım.

Çünkü onu ne zaman saçlarının kıvrımlarıyla oynarken gördüysem, kafasını kurcalayan genellikle işiyle ilgili bir sorundu.

Ürdünde öyleydi.

Hindistanda da.

Davosta da.

Ya ‘‘nasıl manşetlik bir haber çıkartırım’’ derdindeydi ya da ‘‘filancayı nerede kıstırıp, nasıl konuştururum’’ diye şeytanca planlar tasarlıyordu muhtemelen.

Muharremin işkolizminin diğer bir belirtisi, gözlerini bir noktaya sabitleştirerek dalıp gitmesidir.

Bu duruma da epeyce tanık oldum.

‘‘Vah, vah... Adamcağız Calcuttanın sefil insanlarını ve sokaklarını aklından çıkartamıyor’’ diye üzüldüğünüz anda pat diye bir soru: ‘‘Başbakan Ecevit, Tagoreun evine giderken kimi alacak yanına?’’

Ardından ok gibi yerinden fırlayarak o an aklına gelen sorunun cevabının peşinden koşan bir adam.

‘‘Muharrem nereye?’’

Az sonra karşınıza dikilen Muharremin yüzünde mutlu bir gülücük varsa, anlarsınız ki istediğini mutlaka elde etmiştir.

Onunla her yolculukta, hep aynı tatsızlığı yaşadık.

Dizüstüne alelacele yazılan haberleri nedense gazeteye ulaştırmak mümkün olmuyordu...

Teknoloji özürlü olduğumu itiraf ediyorum...

Ama ya Muharrem?

Bilgisayarı neredeyse gözü kapalı kullanmak, benim için bir bilinmezler yumağı olan bu dünyadaki yenilikleri günü gününe takip etmekle övünen Muharrem?

Bir keresinde dizüstünün tuşlarını, telefon fişlerini epeyce kurcaladıktan ve aradaki santralle boğuştuktan sonra, sinirden kıpkırmızı bir yüzle otel odasını arşınlarken ‘‘Ah keşke Can burada olsaydı’’ dediğini duydum.

Can, Muharrem ile Mehtapın biricik oğulları.

Muharreme bakarsanız Can gerçek bir bilgisayar üstadı.

Hürriyetteki tüm bilgisayar mühendislerini cebinden çıkartacak kadar becerikli ve zeki. En çetrefil elektronik sorunların üstesinden gelecek kadar usta.

Sorarım size; dünyanın ta bir ucundaki işkolik bir babanın, Ankaradaki bacak kadar oğlundan medet umması kadar hoş birşey olabilir mi?

Gün boyunca haber kovaladıktan sonra Muharrem ile akşam yemekleri pek keyiflidir. Boğazına düşkün olduğu için neyin, nerede yenileceğini iyi bilir.

Bir de pazarlıkta üstüne yoktur.

Ama onu dinleyen kim?

‘‘Muharremcim sen haklıydın. Hindistandan aldığımız o paşminalar hem gerçek kaşmir değildi, hem çok pahalıydı.’’
Anahtar Kelimeler:Muharrem Sarıkaya biyografisi,Muharrem Sarıkaya hayatı,Muharrem Sarıkaya özgeçmişi, Muharrem Sarıkaya geçmişi
Valois
Forumlardan
Forumda Bu Ayın En çok mesaj atan üyesi olun 100 Konturu kazanan siz olun.
Radyo Dinle
Reklamlar
Yazı
2008 yılında çok farklı olacagız.
Copyright 2008 Geyik Merkezi Tüm .Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz. Ödevler
DNA, or deoxyribonucleic acid,For example, is the fundamental building, individual's entire genetic makeup block for an Further, a person's DNA is the same in every cell.the DNA in a man's blood is the same as the DNA in his skin cells. It is a component of virtually every cell in the human body. semen, and saliva. comics poem
eXTReMe Tracker