MAGAZİNCİ.COM’UN ROMANTİK KALEMİ NİLÜFER BIYIKLI ”AŞKA GELDİ”!!!
Kapı almak istemedim ki hiç Kapılar hep senindi. Şeş beş dubara Beni yenmen için açık verdim Hoşuma gitmedi beklemek Kapı almanı seyrettim ZAR ATTIM GELE GELDİ!!! Tavla bilmek bazen sevimsiz. Kapı alacağın hamlelerin farkındalık keyifsiz. Severken kapı almak değil kapı olmak istediğinden oyunun tam orta yerinde tavlayı kapatıp kolunun altına alıyorsun. Bir oyun olsun istemiyorsun sevdan! Strateji çekmiyor canın, küs yapıp iki parmağınla uzaklaşıyorsun. Küsmeyi bilmeyen kollarının altında tavlan tahta, kafan koca bir demir yığını. Sevdalı olmaktan vazgeçtiğin zamanlar geliyor aklına, sağlığını özlüyorsun. Öyle ya o vakitler çabuk sinirlenmez, tansiyonuna hakim yürürdün yollarda. Beylik laflarınla silerdin gözyaşlarını dostlarının. Umut olur inandırırdın çektikleri acının bir gün gelip koca bir gülümseyiş olacağına. Kadehlerine biraz daha kırmızısından doldurduğunda şarabın acıları dinmezdi ama inandıklarından sana, prova gülümseyişleriyle ertelerlerdi kanamalarını. Şimdi hiçbir omuz teselli etmezken başını, biran önce bitsin istediğin bu keder çabuk terk etmezken kalbini, avun avunabildiğince dürüstlüğünle. Sarılabildiğin, yastığa ferah koyduğun vicdanın olsun varsın. Bir daha koynunda yanıp biteceğin sevgilin hayallerde kalsa da – vardır elbet bildiği kaderin – inancınla gözyaşlarını sakınma. Ya hep, ya hiç yüreğim, geçecek korkma….En iyi bildiğin şeyse gitmek, git. Oyun oynamaktansa gitmek yaraşır sana. Yamacında, yani en mutlu olduğun anda, sadece içinden geldi diye yazdığını sandığın birkaç satıra hayretle bak, ağla, ağla, ağla…. Kan oturmuş gözlerinle bedelini öde, korkma. Demetlediğim çiçeklerin izleri avuçlarıma ağladı. Kavukların şerbeti gözlerime, Nefsinin zehri yüreğime aktı. Artık yürüyemiyorum Fizik tedaviler tutmuyor yerini ellerinin Dizlerinin üzerinde hayal ettiğimden beri seni Yağmur yağmadı… Bildim ki gökkuşağı da gelmez o vakit Tövbemi ezan vaktine sakladım Orucumsun bozdum seni
|
|