Hasretinde Ne Mevsimler Yaşadım Bilemezsin
Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin. İsterdim ki arayayım her dara düştüğümde, Yanısıra kahkahalarla güldüğümde, Hatırlatayım isterdim. Karanlıkların güneşi beklemesini, Parmaklıklar ardındaki mahkumun hayatını özlemesini, Hatırlatayım isterdim. Şafaklarına kadar hüzünlerimizi gömdüğümüz, Ağlayan gecelerde, Çocuğun anne sütüne muhtacı nasılsa, Hasretinde mevsimlerini öyle yaşadım bilemezsin.
Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin. Çare olur muydu bir telefondan alo demek, Yeter miydi acaba çığlıklarını susturmaya ihanetlerin, Anlatayım isterdim. Yaz yağmurlarını bekleyen çiçekleri, Bülbülün sesini özleyen baharları, Anlatayım isterdim. Sabahlarına kadar bacaklarımızı gömdüğümüz, Ağlayan sabahlarda, Hasret yolunu bekleyen sevgilerin özlemi nasılsa, Hasretinde mevsimlerini öyle yaşadım bilemezsin.
Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin. Kimdi kahramanı gönlümüzün? Ne sen biliyordun, ne de ben! İkrarı isterdim. Hıçkırıklarımız kahkaha olup çıkarken, Ağlamayı da becerirdik gülerken. İkrarı isterdim. Uyuşan bedenlerimizi yatağa gömdüğümüz, Islanmış yastıklarda, Göz çukurlarında beslenen sevgilerin tadı nasılsa, Hasretinde mevsimlerini öyle yaşadım bilemezsin.
Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin. Kavuşmaları bekleyen sılanın hasretindeyken, Şimdi ne kadeh kaldı elde, ne bade var imbikte. Suskunluğu isterdim. Esir düşmüş geceler karanlıklarda ağlarken, Gözyaşlarını yıldızlardan toplardık. Suskunluğu isterdim. Hayatın resimlerini gömdüğümüz, Mahzun yağmur ışığında, Islanan gönüllerin sevgileri nasılsa, Hasretinde mevsimlerini öyle yaşadım bilemezsin.
Hasretinde ne mevsimler yaşadım bilemezsin. Onca terelliler dolanırken başımızda, Kızgınlığımız bir başkaydı, Küskünlüğümüz bile bir başka. Ne tahammülümüz vardı tasaya, Ne ihtiyacımız aşka. Uykulu gözlerde, Sazlar çalsa bile en hengameli nükteleriyle, Çare olmuyordu ağlayan yüreğimize. Hasretinde mevsimlerini işte böyle yaşadım bilemezsin.
Köln/Almanya - 05.04.2008 |
|