Göğsümde Tütsülenen Bahar
sallanıyor ılık nefesim acılarıyla yıkılan bir duble rakıda akşamdan kalma bir keder çarpıyor masama tepe taklak oluyor sarhoşluğum
öfkeden kudurmuş biçimsiz vücudum günün sendelediği kırışık bir gecede ey göğsümde tütsülenen bahar uzat kollarını çıplak ruhuma ölümün sıcak gölgesinde soğusun terim
gerilmiş otuzlu yaşlarım yükseliyor göğün yelpazesine ve öksüz babamın kötü yazgısı damlıyor gelinliğime kör bir dilencinin kurumuş gözleriyle
ne de çok geç kaldınız kutsuyor işte İsa çocuklarını son soluğumda açın ellerinizi ve koklayın yokluğuma titreyen o körpe maviyi kendi intiharına susayan kızıl menekşeyi öpün daha dalındayken umudumun gözlerini dik kafalılık etmeyin yıkanın çırılçıplak korkularınızdan sonsuzluğun o tatlı huzurunda geçer boşlukta çırpınan ayaklarımın sancısı.
05.02.2008 |
|