FERHAN ŞENSOY’UN ÇOK KONUŞULAN OYUNUNU, MAGAZİNCİ.COM’UN GENÇ YAZARI BARIŞ DEMİRBAĞ İZLEDİ VE YAZDI.
FERHAN ŞENSOY'un FERNAME'si Bu cumartesi eŞimle beraber Ortaoyuncular tiyatrosunda 1 hafta önce promiyeri yapılan Ferhan Şensoy'un tek kiŞilik yeni oyunu Fername'yi izledik.
'Fername', 37 yıllık sahne oyuncusu ve 18 yıllık 'Kavuk' sahibi, oyun, kitap ve senaryo yazarı Ferhan Şensoy'un kaleme aldığı 51'nci tiyatro oyunu. Oyun Ferhan Şensoy'un sanat yaŞamı ve yaŞadığımız hayatla ilgili fikirlerini anlattığı neŞeli, eğlenceli ve bir o kadar da iğneleyici bir örnek.
Oyun hafta içinde Diyarbakır ve Elazığ'da seyircilerinin salonu terketmeleriyle çok konuŞuldu. Diyarbakır'da oyunun baŞında kredi kartlarını ve bankaları PKK'dan daha korkunç bir teröriste benzetmesiyle salonun yarısının boŞaldığı haberi düŞtü ajanslara. Sonradan Şensoy'un özür dilediği yazılsa da iŞin iç yüzü, Şensoy'un o lafı ettiğinden dolayı değil yanlıŞ anlaŞıldığından dolayı özür dilemesiydi. Bir akŞam sonra bu kez Elazığ'da sergilediği oyunun da yine oyunun içinde geçen Fettullah Hoca esprisi yüzünden bir çiftin salonu terkettiği haberi yayıldı ortalığa. Bizim gittiğimiz oyunun 8. Gösteriminde de ilk yarının sonunda ülkede olanlara ve türban olayına değindiğinde Ferhan Şensoy 3. sırada oturan türbanlı tiyatro izleyicisinin gideceğini bilmiyordu. 2. Perde baŞladığında eŞimle gözümüze o izleyici ve yanındakilerin salona dönmediği takıldı. Gülümsedik. Bu arada çıkan haberlerden etkilenilmiŞ olacak Diyarbakır'da tepki gösterilen pkk benzetmesi burada yoğun alkıŞ eŞliğinde sergilendi. Bu oyunda daha çok terketmeler olacağı da aŞikar. Oyunda Ferhan Şensoy'un laf atmadığı sektör ve görüŞ yok gibi...
Ben oyunda çok eğlendim. Berrin henüz yeni yeni Ferhan Şensoy tiyatrosuyla tanıŞıyor. Bu onunla gittiğimiz ikinci oyundu. İlk oyunda Özgü Namal'ın ve Okan Bayülgen'in de olması ve Rasim Öztekin'in yaptığı bir Silivri çok uzak ben zaten Selanik'e geçeceğim geçerken bırakayım esprisi onu bu tiyatroya bağlayan bir ilk deneyim olmuŞtu (Malum evimiz Beylikdüzü'nde ve Berrin bu durumdan o zamanlar hiç hoŞnut değildi.) Onun'da oyun ile ilgili görüŞleri güzeldi. Her ne kadar ucuza kaçalım diye üst locaların en önünden bilet alıp bazı sahneleri kaçırsak da yine de gülmek bize yakıŞtı o akŞam. Ses 1885 sahnesinde üst localarda oturuyorsanız oyunda bazı sahneleri görememe riskiniz vardır. Sahnede sağ tarafta bir eski telefon ve bir sandalye, ortada bir bar taburesi ve sol tarafta da masa, bilgisayar ve cep telefonunun olduğu dekor vardı. Biz masa tarafındaydık ve bütün esprilerde o masa etrafında dönüyordu... Pek birŞey gördüğüm söylenemez o yüzden... Ama olsun, komikti...
Tiyatroyu ilk defa bu kadar boŞ görüyordum. Sadece orta sıralara kadar seyirci vardı. Sanırım hafta içi yazılanlar olumsuz etki yapmıŞtı. Yine de oyun bittiğinde yüksek perdeden bir alkıŞ tufanı sahnedekini ve seyirciyi yeteri kadar tatmin ediyordu.
Ferhan Şensoy'un yayınlanmıŞ 18 kitabı var. Ben o akŞama kadar 17'sinden haberdardım ve bu nedenle kendimden utandım. En son Şubat 2005'te yayınlanan Hacı Komünist kitabını almıŞtım. Demek ki o tarihten sonra fazla bakmamıŞ olacağım ki kitapçılara Aralık 2005 tarihinde çıkan Elveda SSK adlı kitaptan ilk defa fuayede haberim oldu. Oyun bittiğinde kitap satılan yer açık olmadığı için Berrin'i kolundan tuttuğum gibi karŞıdaki Mephisto'ya sürükledim. Biliyordum, üst raflarda biryerlerdeydi Şensoy'un kitapları. Ama ilk aramamda bulamadım. Bir arkadaŞtan yardım istedim. Elveda SSK orada duruyordu. İnceledim kitabı, kapağı biraz hasarlıydı, selofanı kalkmıŞtı ve katlanmıŞtı. Berrin'in kolu hala elimde mahkumdu. Gerisin geri tiyatroya sürükledim onu. GiŞedeki ablaya sordum kitap alabilir miyiz diye. Evet dedi. Kitabı satın aldım. Üstelik Mephisto'dan %25 daha ucuz bir fiyata. Tam gitmeye yeltenirken aynı abla Ferhan Bey sahnede imzalatmak isterseniz dedi. İstemez miyiz. Salonda birkaç kiŞi daha vardı imza için sıra bekleyen ve Ferhan Şensoy o bizim locadan göremediğimiz masasında oturuyordu. Birkaç kiŞi sonra bize sıra geldi. İkimizde heyecandan ölüyorduk. Benim ismimi soruyor ben Berrin'in ismini söylüyorum... O raddedeydim. Berrin'de ünlü bir kiŞilikle göz teması kurmanın heyecanındaydı. İkimizin ismine imzalattık bu SSK'lı kitabı. Ben yıllardır içimde sakladığım ve birgün söyleme umuduyla dilimin ucunda olan Oteller Kitabı ve Denememeler adlı kitaplarının ilk imzasının bende olduğunu sonunda söyleyebildim. Ferhan Abi (Buraya kadar Şensoy'du ama artık iki satır konuŞmuŞluğum var) bu söylediklerimi dinledi ve yıllar önce söylediği sıkı takipçimsin heralde cümlesini yineledi. Ben bayıldığımı sanıyordum. BayılmamıŞım.
Güzel bir Cumartesi günü geçirdik. Tünel'den Mecidiyeköy'e kadar yürüyüp Hrant Dink'in öldürüldüğü yere bir karanfilde biz bıraktık. Lanetlerimizi Halaskargazi boyunca tekrarlayarak, bu kadar basit bir suç olduğuna asla inanmayarak. Ve geceyi muhteŞem oyunla bitirdik.
|
|