Ferai Tınç

HAKKINDA YAZILANLAR
Küçük büyük kadın: Ferai Tınç
EGE CANSEN
Hürportreler Hürriyet 2002 İlavesi

Ferai, dünyayı bizim için izledi. Önemli mülakatlar yaptı. Uluslararası gazeteciliğe geçtikten sonra, iyice olgunlaştı ve kendine güveni arttı. Köşe yazılarıyla bunu pekiştirdi. Muzırlık yapmadı. ‘‘Ecnebi yazar’’ kimliğine bürünmedi. Bu yazı Ferai Tınç hakkındadır. Ancak içinde biraz da ben varım. Çünkü Feraiyi, size kendi penceremden gördüğüm şekliyle anlatacağım. Koçtan arkadaşım Arda Gedik, Hürriyetin başına geçmişti. Onun davetiyle 1983 yılında Hürriyet ailesine katıldım. Görevim yazı yazmak değil, yazılanları eleştirmekti. Ekonomi servisini bilgilendirmek için kaleme aldığım not, kazaen yayımlanıp, Çetin Emeç de bundan sonra düzenli yazı beklediğini söyleyince, ben de ‘‘derin gazeteci’’ taifesinin arasına sızdım.

Babıálideki Hürriyet binasının, hiç bitmeyen dekorasyon projelerinden birinin sonunda, ekonomi ile dış haberler yan yana düştü. Yeni binada da öyledir. Dış Haberlerin başında Şevki Adalı bey vardı. Şevki bey, dış haberler müdüründen çok, diplomata benziyordu. Hoş bir fiziği ve insanı rahatlatan bir kişiliği vardı. Ferai, Şevki beyin yardımcısıydı. Son sınıftayken asilik yaparak ayrıldığı İtalyan Lisesinde ve Boğaziçi Üniversitesinde öğrenim gördüğü için yabancı dil bilgisi iyiydi. Zannedersem, o tarihlerde (Muhtemelen yine asilikten olacak) üniversite diplomasını henüz almamıştı. Hürriyette çalışan çoğu ‘‘geç-genç’’ gazeteci gibi, o da devrimci ekolden geliyordu. Feraide ilk gözlemlediğim şey işe çok asılmasıydı. Adeta başarmaya mecburum, diyordu. Yüzüne büyük gelen gözlüklerini arada bir geriye ittiriyor, durmadan okuyor ve yazıyordu. Boyuna kıyasla büyük adım atarak yürüyordu. Herhalde çabuk gidip gelmek içindi.

1960dan 1980e kadar, Türkiyede ve Avrupada çok kuvvetli sol rüzgarlar esti. Ferai gibi, burjuva kökenli pek çok üniversiteli genç de bu akımın bir parçası oldu. Ferai, 1968 yılında okumak için gittiği Amerikayı sevememiş ve geri dönmüştü. Bu gençler, sosyalizmi, Türkiyenin ve tüm az gelişmiş milletlerin kurtuluş reçetesi olarak görmüşlerdi. 12 Eylülle bu hikaye acı bir şekilde bitti. Bu gençlerle beraber olmaya başladığımda, çoğunu yorgun ve ezilmiş buldum. Yeni bir arayış içindeydiler. Bir defa daha hata yapacak zamanları kalmamıştı. Gençlikleri ise yavaş yavaş gerilerde kalıyordu.

Bu husus üzerinde bu kadar durmanın sebebi açık. Ferai gibi, kendi deyişiyle devrimcilikten gelen pek çok gazetecinin portresini, onların bu tarafını görmeyerek çizmek mümkün değil. Bana göre onlar, birer idealistti. Ama batıl peşinde koşmuşlardı. Güvenlerini kazanıp, onlarla dost olmak istiyordum. Galiba ben de onların yıllarca kızdıkları ‘‘kapitalist ekonomiyi‘‘ savunan bir iktisat yazarı olarak ilginç bir nebattım. İyi arkadaş olduk. İlişkilerimiz yoğun değil ama derin oldu. Dünyada artık çok kuvvetli yeni rüzgarlar esmeye başlamıştı. Eski fikirler samimi olarak terkedildi. Bu dönüşümün izlerini, Ferainin yazdığı haberlerde ve yorumlarda bulabilirsiniz. Ferai, dünyayı bizim için izledi. Yurt dışına açıldı. Önemli mülakatlar yaptı. Uluslararası gazeteciliğe geçtikten sonra, iyice olgunlaştı ve kendine güveni arttı. Köşe yazılarıyla bunu pekiştirdi. Muzırlık yapmadı. ‘‘Ecnebi yazar’’ kimliğine bürünüp, Türklere ‘‘siz şöyle yapmalısınız, yoksa haliniz dumandır’’ üslubuyla yazı kaleme almadı. Ferainin siyasi kadın yazar olarak iki tutkusu var. Birincisi, Türkiyenin Avrupa Birliğine girmesi. İkincisi ise Bakü-Ceyhan projesi. Daha geniş tanımıyla ‘‘Petrol ve Türkiye’’ meselesi. Tahmin ediyorum, Marmara Üniversitesinde öğrencilerine, en çok bu iki konudan bahsediyordur.

Bütün bunları yaparken Ferai, biri müzisyen Mustafa, diğeri yakında doktorasını alacak bir hukukçu olan Mehmet gibi pırıl pırıl iki erkek evlat yetiştirdi. Onlarla ne kadar övünse azdır. Eh, Lütfü Tınçın da hakkını teslim etmek gerek. Ne derler: ‘‘Her başarılı kadının arkasında, mutlaka bir erkek vardır.’’
Anahtar Kelimeler:Ferai Tınç biyografisi,Ferai Tınç hayatı,Ferai Tınç özgeçmişi, Ferai Tınç geçmişi
Taglar: ferai tinc
DNA, or deoxyribonucleic acid,For example, is the fundamental building, individual's entire genetic makeup block for an Further, a person's DNA is the same in every cell.the DNA in a man's blood is the same as the DNA in his skin cells. It is a component of virtually every cell in the human body. semen, and saliva. comics poem mp3manken resmi