El Değmeden


Teslim edilmiş yulara bağlı sürüklenen at gibi
Yalnız nal seslerim vuruyor
Gamla kederle döşenmiş patikalarıma
Takunya giymiş bir düşünce oldum
Ayak seslerimden bulunuyorum

Eğrim doğruma denk geliyor aslında
Yine de uyku tutmuyor
Bölük pörçük hayata uygun uyuyorum
Rüyalarım bölük pörçük
Uyanınca hatırlamadığım bir rüya
Damağıma kan tadı sarmış
Tükürsem boş
Kan zihnimde pıhtılaşmış

Yaşamak
Yaşam adı verilmiş kısırdöngünün kurallarına sadık kalmak
Zor olmasa da imkansız geliyor
An oluyor gıpta ediyorum
Kimlerin yaşadığını bilmediğim yaşantılara
Rastlantılardan ibaret yolculuklar yapıyorum
Derinlerde karaya oturup
Yüzemiyorum akıntılarda
Akışını yavaşlatmak için
Yamaçlarımın ovaya açılmasını isterdim ama
Uydurma kaderim
Cilvesini zordan yana kullanıyor

Düşünceler bin tavaf ediyor zihnimin çeperinde
İtiraf edemesem de
Ömrüm cepten yiyor
Seni arıyorum dahiyane saklandığın ağaçlarının arasında
Bulmam ve yitirmem zafer sarhoşluğunda
Dahiyane
Üç perdeli oyunun son perdesi
Üç boğumlu ölümün şahidi oluyor
Sarılacağımı bilsem de
Cam kırıklarıyla dolu bir kefene
Limana yanaşmış son kalıntım da batıyor el değmeden.

Muğla - Mart 2007

El Değmeden şiiri sitemizin üyeleri tarafından eklenmiştir. El Değmeden şiirini yorumlamak için forumumuza ugrayabilirsiniz.
Taglar: