|
|||||||||
|
Ana Sayfa -
Forum -
Şiirler -
Rüya Yorumları -
Akorlar -
Bilişim Haberleri -
Spor Haberleri -
Biyografiler -
Burçlar -
Fikralar -
Komik Yazılar -
Programlar -
Sinemalar -
Koca Kafalar -
Mp3ler -
Sohbet - Yemekler - Magazin - Yabancı Şarkı Sözleri - Türküler - Şarkılar - Videolar - Canlı Tv - Mankenler - Oyun Oyna - Program İndir - Resimler - Kadınlara Özel - Sağlık - Astroloji - Haberler
|
|||||||||
|
% 16'ya ulaşan İnternet kullanımına karşın, ülkemizde T Dünya ülkeleri karasal ve mobil geniş bant teknolojilerinde bir patlama yaşıyor ama ülkemiz kullanıcıları hala, gerek Telekomünikasyon Kurumu'nun yavaş davranması, gerekse Türk Telekom'un servisi açmakta gönülsüzlüğü nedenleriyle ADSL hizmetini sadece Türk Telekom'dan alabiliyor. Gerçi Superonline, Doğan gibi firmaların da ADSL satışları mevcut ama bu satışlar firmanın kendi servisi değil, tam tersine Türk Telekom'un mevcut hizmetini bayi mantığıyla (% 18 civarı bir komisyonla) satmaktan ibaret. Firmalar TT fiyatının üstüne gelen çeşitli maliyetlerin, % 18'lik kar payını karşılamadığını yani ADSL satışından kazanç sağlayamadıklarını ama ADSL konusunda hizmet isteyen ısrarlı müşterilerini de geri çevirmek istemediklerini açıklıyorlar. Ne yazık ki, ülkemizde Telekom ve İnternet kullanıcılarının büyük çoğunluğu bu kadar bilinçli değil. Şu anda alınan hizmetin aslında başka ülkelerin 2000'lerde sunulan hizmetler olduğu tartılamıyor. Türk tüketicisi sadece fiyata odaklanmış bir psikoloji içinde ve hakkını aramaya çıkmıyor. Nitekim bunun bir başka örneğini, tüm dünyada DSL ile başabaş yarışan diğer genişbant olanağı olan Kablo konusunda 4-5 aydır yaşanan olaylara kayıtsız kalarak göstermiş durumdalar. Türk Telekom'un yoğun olarak servisi satmaya başladığı 2003 sonundan bu yana, ADSL abone sayısının 2,5 milyona ulaştığı bildiriliyor. Ayrıca bugünlerde Microsoft ve Intel gibi firmalarla işbirliği halinde pazara sunduğu "My First PC" yani seçim yılına girmiş Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sunuşuyla "Her Eve Bilgisayar" projesi ile de yeni bir atılım yapmaya çalışıyor. Zaten Genel Müdür Dr.Paul Doany 5 milyon ADSL abonesi hedefini de anons ediyor. Ancak servis hem dünyanın pek çok ülkesindeki hızın altında sunuluyor. Hem kalitesi (yani parası ödenen hızla, gerçek elde edilen hız arasındaki fark) yüksek denemez, özellikle de yurtdışı bağlantılarının limite erişmeye başladığı bugünlerde. Ama daha önemlisi, katma değerli bir servis halinde (moda deyimiyle triple ya da quadrople play) yani video, TV ya da telefon servisleri ile birlikte sunulmuyor. Fiyat konusu epeyce tartışıldığını da tekrar hatırlatalım. Konuyu ve ADSL satışlarının nasıl gittiğini Superonline Murahhas Aza'sı Savaş Ünsal'a sorduk. Ünsal şunları söyledi; Şu anda 200.000 abonemiz var. Bunun 30.000 kadarı ADSL abonesi. Düşünün Türk Telekom reklamsız 2 milyon satmış. Biz ise 30.000 Super ADSL satmışız. Bunda bir terslik yok mu? Türkiye'nin en köklü ve öndeki Internet Servis Sağlayıcısının ulaştığı bu rakam, tüketici olsun, sektör firması olsun ya da telekom sektörünün bürokrat ve düzenleyicileri olsun, herkesi düşündürmeli. Gerek hükümet, gerek ise Telekomünikasyon Kurumu, ADSL'i rekabete açmayı geciktiriyor. Gerekli adımları atmıyor ve veri akış (bit stream - toptan ADSL) şeklindeki servisi piyasanın dolayısıyla tüketicinin hizmetine açmıyorlar. Yani haksız rekabet sürüyor. Yerel ağın paylaşıma (Local Loop Unbundling - LLU) açılması gerekli ama neyi bekliyorlar bilemiyorum. Koç, Doğan ve Superonline gibi firmalar çok uzun zamandır dünyadaki benzerlerinin sunduğu hizmetleri Türk kullanıcılarının hizmetlerine sunmak için hazırlık yapıyor ve bekliyor. Ama TK gerekli düzenlemeleri yapamadığı için hem şirketlerimiz hem de tüketicilerin şansızlığı sürüyor. Diğer yanda da Telekomünikasyon Kurumu'nun hazırlıklarını sürdürdüğü Wimax teknolojileri için neyi bekliyorlar. Bütün dünya bu teknolojileri tüketicilerine sunuyor. Ülkemizde kablosuz geniş bantın da geç kalmaması önemli. Biz kullanıcılarımıza bu servisleri sunmak için hazırız ama Sayın Bakan 3G'nin 2007'de verilmesinin arkasından Wimax'ın geleceğini bildiriyor. Şu anda Türkiye'de geniş bant alanında rekabet yok. Bu kimin zararına derseniz? En başta kullanıcının zararına. Çünkü kalite, çeşit ve fiyat konusunda seçim olanağı yok. Var olan hizmete katlanmak zorunda kalıyor. Bu bugün artık hangi ülkede kaldı? Katma değerli geniş bant servisler için firmalar hazır. Geniş bantın açılmaması nedeniyle Türk kullanıcısı bunları bilemiyor. Kullanamıyor. Ulaştırma Bakanlığı ve Telekomünikasyon Kurumu, çok uzun bir zamandan bu yana, tüketicilerin menfaatlerini öne alıyor gibi gözükmüyor. Bilgi Toplumuna gidişte rekabetin sağlanması önemli. Bir tek TT ile mi Bilgi Toplumu olmak hedefleniyor? Diğer yandan, sadece tüketici değil, sektörün firmaları da sektörün küçük kalmasının zararını görüyorlar. İşte modem, donanım ve yazılım firmaları. Hepsi tek firmanın yani Türk Telekom'un ihalelerine bağlı kalıyorlar. Hele bir de ihaleyi kazanamadılarsa, dükkanı kapatmak zorunda kalıyorlar. Bu firmaların ve sektörün büyümesi, derinleşmesi için de rekabetin ve serbest telekom sektörünün sözde değil, gerçekten kurulması lazım. Seçime artık 1 yıl kaldı. Bu yazıyı okuyan internet kullanıcıları acaba oyunuzu kimden yana vereceksiniz? Ya da oyunuzu kullanırken, sizin dünya ülkelerinin gerisinde olanaklara mecbur bırakanları nasıl değerlendireceksiniz. Bu konudaki yorumlarınızı turk.internet.com bloguna bırakabilirsiniz. |
|
||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||