|
|||||||||
|
Ana Sayfa -
Forum -
Şiirler -
Rüya Yorumları -
Akorlar -
Bilişim Haberleri -
Spor Haberleri -
Biyografiler -
Burçlar -
Fikralar -
Komik Yazılar -
Programlar -
Sinemalar -
Koca Kafalar -
Mp3ler -
Sohbet - Yemekler - Magazin - Yabancı Şarkı Sözleri - Türküler - Şarkılar - Videolar - Canlı Tv - Mankenler - Oyun Oyna - Program İndir - Resimler - Kadınlara Özel - Sağlık - Astroloji - Haberler
|
|||||||||
|
Türk Telekom özelleştirmesinde şimdi de üst kurullar ye Türk Telekom sektörünün serbestleşmesinde regülatör kurum olan TK’ya yönelik eleştiriler bitip tükenmek bilmiyor. Serbestleşmenin başlamasından bu yana 10 ay geçmesine karşın sektörün bir türlü “düzene” girmemesi eleştirilerin dozunu gün geçtikçe yükseltiyor. Eskiden sadece turk.internet.com eleştirirdi, şimdi eleştiriler günlük gazetelere bile sıçradı. Akşam gazetesindeki köşesinde Zülfikar Doğan, Takvim gazetesinde Rekabet Kurulu eski başkanı Aydın Ayaydın, sektördeki gelişmeleri yazdılar. TK’ya eleştiri yöneltenler arasında sektör temsilcileri de bulunuyor. TK Başkanı Arasıl’ın, bugün gazetecileri bir iftar yemeği için davet etti. Anlaşılan Arasıl pazar günü Hürriyet'e yaptığı açıklamalarla hızını alamadı. Sektör Hürriyet gazetesine yaptığı bu açıklamalar konusunda "Anlamsız açıklamalar. Özellikle de giderayak" yorumunu yapıyor. Öte yandan Rekabet Kurulu’nun, Türk Telekom özelleştirmesine yönelik görüşü de, sektörde yeni tartışmalara yol açtı. Türk Telekom’un özelleştirmesinde “Kablo” ayrılsın mı, yoksa birarada mı satılsın noktasındaki görüş farklılığı, iki üst kurul arasında yetki tartışmasına dönüştü. Ömer Arasıl’ın Hürriyet gazetesinde Rekabet Kurulu’na yönelttiği eleştirilere bugün (4/11/2004) Rekabet Kurulu’ndan cevap niteliğinde açıklama geldi. Turkcell ve Telsim’in soruşturmasına yönelik nihai kararın açıklandığı toplantı sonrasında yapılan açıklamada şöyle deniliyor: “Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde tüm mal ve hizmet piyasalarındaki rekabetin tesisi ve korunması amacını hedefleyen 4054 sayılı Rekabetin Korunması hakkındaki kanunun kapsamı çerçevesinde, Rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı eylemlere karşı, her piyasada olduğu gibi ‘Telekomünikasyon pazarında da Rekabet Kurulu’nun görevli ve yetkili olduğu’ kararı, oy çokluğu ile alındı.” Bu açıklamaya yol açan gelişme ise pazar günü Hürriyet gazetesinde, Ömer Arasıl’ın yaptığı açıklamalardı. Arasıl, Rekabet Kurulu’nun Türk Telekom özelleştirmesine ilişkin görüşlerine cevap olarak, kendilerinin görüşlerini haklı çıkardığını ve bunu etik bulmadığını söylüyor. Arasıl, “RK ile "forum-shopping" denilen; yani aynı konuda farklı kararlar üretme potansiyeli olan kurumlardan, işine geleni seçme tehlikesinin doğmaması için protokol imzalamıştık. Sektörle ilgili alınacak kararlarda, önce TK görüşü ve işlemlerinin dikkate alınacağına dair çok açık kanun hükmü var. Ayrıca biz hem dönem başı hem de dönem sonu düzenlemeleri yapmakla yükümlüyüz. Oysa RK, sadece bitmiş gelişmelere göre hareket eder. RK olarak benim baştan yapamayacağımı savunuyorsan, çok ayıp diyorum” diyordu. Rekabet Kurulu eski Başkanı Aydın Ayaydın, 3 Kasım tarihindeki Takvim gazetesindeki köşesinde "Telekomünikasyon Kurumu ne iş yapar?" başlıklı yazısında şu ifadeleri kullanıyor: “Telekomünikasyon Kurulu, yapması gereken bu asli görevlerini bir kenara bırakmış, hiç yetkisi olmayan başka kuruluşların görev alanı ile uğraşmaktadır. Telekomünikasyon Kurumu, Özelleştirme İdaresi’ne yazdığı bir yazıda, Telekom’un halka arz yöntemi ile satışını öneriyor. Oysa Telekomünikasyon Kurumu’nun böyle bir yetkisi bulunmamaktadır. Siz Telekom’un hizmetleri, sektörün lisansları ve genel planlaması görevleriyle meşgul olacağınıza, Özelleştirme İdaresi ve Rekabet Kurumu’nun görev alanına giren konularla ilgileniyorsunuz. Bırakınız Telekom’u ne şekilde satacağına, yasalara uygun olarak Özelleştirme İdaresi karar versin” Ayaydın, “kendi işinize bakın” alt başlığı ile yazısına şu ifadelerle son veriyor: “Hükümetin özelleştirme politikasına destek verilmek isteniyorsa, yasa ile size verilen görevleri eksiksiz yaparsanız, büyük katkı sağlamış olursunuz. Aksi takdirde görev alanınıza girmeyen rekabet konusu ile ilgilenirseniz, hükümete kötülük yapmış olursunuz. Çünkü yargı engeline takılır. Hükümete şirin görünerek iş yapmaya kalkanların, hükümeti ne sıkıntılarla karşı karşıya bıraktığını başka örneklerde gördük. Oturduğunuz makamda daha çok oturmak amaç ise, oturulan koltukların hakkını verirseniz, o koltukta daha fazla oturursunuz.” Zülfikar Doğan, 2 Kasım tarihli Akşam gazetesindeki köşesinde TK’ya yönelik şu değerlendirmeleri yapıyor: “Telekomünikasyon Kurumu’nun (TK) adı var, kendi yok. Telekom piyasasında serbestleşmenin başladığı 2000 yılından bu yana sektörde serbestleşme sadece yüzde 1! Enerji Piyasası daha sonra serbestiye açıldığı halde oran yüzde 17! Uzak mesafe telefon lisansları törenle dağıtıldı, TTAŞ’nin istediği ücret tarifesine bile müdahale edemedi TK. İş programlarına bakarsanız, Kablo TV piyasasında lisansların dağıtılması geçen yıldı, bu yılın sonu geldi, hala yok. Telekom özelleşmesinde Rekabet Kurumu (RK) ‘Kablo TV birimi ayrılsın öyle satılsın, sonra hukuki kargaşa çıkar, hakim durumdan ötürü rekabet olmaz’ diyor, TK ‘Kablo TV birimini ayırmaya gerek yok’ diyor. ÖİB ayrı, danışman şirket ayrı, RK ayrı, TK ayrı telden çalıyor.” Sevgili Ömer Arasıl, bizim aylardır söylediklerimizi, hem Sn.Ayaydın, hem de Sayın Doğan gayet doğrudan ve güzel bir şekilde anlatmış. Bize söyleyecek söz kalmıyor.. İkisine de "ağzınıza sağlık" diyoruz. Mart ayında yeni 4 yıl için seçilecek olan yeni "Telekomünikasyon Kurumu Başkanı" için, Hükümete çağrıda bulunuyoruz. Lütfen bu sektörün Türkiye için anlamını ve önemini bilen, TK'yı "adı var kendi yok" durumundan çıkaracak bir başkan atamasını yapınız. |
|
||||||||
|
|||||||||
|
|||||||||