Çocukluğumun Babası
bir şehir vardı hiç bilmediğim soğuk vitrinli cam sokaklı koşar adım geçerken bu şehri babamın arkasından babam kadar büyük insanlara çarpardı çocukluğum cebimde biriktirdiğim bayram şekerleri yüzümdeki gülüş bembeyaz kardelen sayfalara renkli kalemlerimle çizdiğim hiç yaşamadığım çocukluğum babamın kokusu dökülürdü yerlere
çamurdan oyuncakları vardı çocukluğumun hiç oynayamadığım yağmur yağdı eridi çocukluğum eridi bir masal vardı kahramanı çocukluğumdu kırmızı başlığım hiç olmadı bir yolu vardı çocukluğumun babam kaldı orda son yolculukta.
08.12.2007 |
|