Çırılçıplak Kelimeler
ağaran göğsünde sızdım yalnızlığıma gördüm yolların nasıl seğirdiğini gözlerinin içinde yollara düşecektin ben göğsünden düşecektim
kanayan yokluğunda el yordamıyla sayıkladım geriye kalan buruşmuş kokunu çıkmaz sulara vuracaktım sonra kendimi yol yordam bilmeden sağanak gecelerimde vurulacaktım vurulduğum yerde özleyecektim belki de seni
gökyüzüme çiseledi mülteci ömrümü ve ellerimde sadece gülüşünün yankısı öpüşüm ise rehin kaldı aşınmış yanaklarında ben hangi gökyüzünde söyleyecektim kendi şarkımı hangi maviliklerde bitecekti öznesiz yaşamım
çırılçıplak kelimeler giydirdim en mahrem yerlerine nereye dokunsam hüzün bitiyordu parmak uçlarımda pusu kurmuştu sanki kederim nereye dönsem bir karayel sızıyordu sıtmalı gecelerime el sürmedik bir rengi kaldı mı ki bedeninin
ebedi yalnızlığıma gömülüyorum işte açın bütün ışıklarını dünyanın bakire sabahlar yanaşacak morarmış ellerimden bir beslemenin yırtık şalvarına.
13.01.2008 |
|