Günün Sözü: Insanlar öldükleri an degil, unutulduklari zaman ölürler. (SOKRATES)

Tarih:

20 Temmuz 2008 Pazar 03:02:07
Ana Sayfa - Forum - Şiirler - Rüya Yorumları - Akorlar - Bilişim Haberleri - Spor Haberleri - Biyografiler - Burçlar - Fikralar - Komik Yazılar - Programlar - Sinemalar - Koca Kafalar - Mp3ler - Tatil
Sohbet - Yemekler - Magazin - Yabancı Şarkı Sözleri - Türküler - Şarkılar - Videolar - Canlı Tv - Mankenler - Oyun Oyna - Program İndir - Resimler - Kadınlara Özel - Saglık - Astroloji - Haberler
Kategori Ana Sayfa
Son 20 Spor Haberi
NBA'de haftanın oyuncuları belli oldu...
F.Bahçe, Tümer'i satışa çıkartıyor...
Şükür 10 numara için adres gösterdi...
Hangi takım şampiyonluğa yakın......
Hollanda takımlarına karşı F.Bahçe......
Doğan, Trabzonlular'a moral verdi...
Ayman gözünü Kupa'ya dikti
Nantes'ta fatura Eo'ya kesildi
Babasının hayallerini aşan adam...
Steve Nash All-Star'da oynamayacak...
Fener, 129. Avrupa sınavına çıkıyor...
Voleybolun reytingi basketbolu geçti......
Ümit Karan bu sezon bir ilke imza attı...
G.Saray'ın kalesi rakiplere kapandı...
Polat'ın sözleri kehanet mi bilgi mi?...
Mehmet Okur, Utah Jazz'ı sırtlıyor...
Kayseri, rehavete kapılmayacak
Korkmaz'dan geleceğe umutlu bakış...
Ceyhun'un transferinin perde arkası...
Aslan kazandıkça birileri kahrolacak!...
Rastgele 20 Spor Haberi
Mehmet Aurelio'dan iki kupa sözü...
F.Bahçe, Polat'ı 'kaale' almayacak!...
Galatasaray, Hamit için bastırıyor!...
Barcelonalı Saviola'ya teklif yağıyor...
Zenga Gaziantepspor'u şok etti!...
Alex De Souza her an imzayı atabilir!...
Dünya futboluna yabancı kaldık
Hakan Şükür'e tatil zehir oldu!...
Fenerbahçe'nin inanılmaz grafiği!...
Tanju Çolak'ın rüyaları gerçek oldu...
Adnan Polat milli yıldızdan söz aldı...
Beşiktaş'ta B planı: Mustafa Denizli...
Zico tatilde bile rahat vermiyor!...
Emre Belözoğlu gözden çıkartıldı...
Anelka yine boş geçmedi
Tofaş'ın bayram hediyesi Selçuk'tan...
Mersin Belediyesi'nden Kolej'e ders...
yok
Canaydın, Aydın'a ateş püskürdü...
Arthur Zico, efsane 11'ini açıkladı!...
Fenerbahçe Cimbom'u ezdi geçti
Efes Pilsen, Banvit'i zorda olsa yendi...
Ankargücü, 2 isim ile yollarını ayırdı...
Zico, Brezilya için Fener'i bırakıyor!...
Dicle Üniversitesi galip
Arşiv İçin Tıklayınız
Babasının hayallerini aşan adam


3 yıl aradan sonra yeniden Milli Takım’a dönen Tugay, futbol hayatını sürdürdüğü İngiltere’de adeta 2. baharını yaşıyor. G.Saray’lı eski futbolcunun 37 yıllık hikâyesi


‘Hocalık kariyerimin en verimli ve en başarılı transferi…’ Blackburn Rovers’ın eski Teknik Direktörü Greame Souness, Tugay Kerimoğlu için bu ifadeleri kullandığı günlerde Galatasaraylı eski oyuncu 34. yaşını kutluyordu. Tugay bugün 37 yaşında ve hâlâ takımının en verimli oyuncusu. Ya şimdiki hocası Mark Hughes’in sözlerine ne demeli: “Tugay, yüzünde bir tebessümle oynuyor; oynadığı her maçta bir etkisi oluyor.”

2003-04 sezonunda Blackburn’ün en iyi futbolcusu seçildi Tugay. Takımdaki ilk golünü Blackburn’ün West Ham United’ı 7-1 yendiği maçta uzaktan bir şutla attı. Tugay ayrıca Blackburn’ün Lucas Neill’den sonraki ikinci kaptanı. Ada’da adeta ikinci baharını yaşıyor taraftarların ‘Tugs’ lakabını taktığı oyuncu…

Peki, Tugay bugünlere nasıl geldi? 1960’lar… Babası Özkan Kerimoğlu Türk Ticaret Bankası’nın Trabzon merkez şubesinin müdürüdür. Aynı zamanda çok iyi de bir futbolcudur. Müdüriyetinden evvel, Trabzon’un köklü kulüplerinden İdmanocağı’nda, ardından İstanbul Vefa ve Adaletspor’da top koşturan Özkan Bey’in en büyük hayali, çocuklarının 1967’de kurulan Trabzonspor’da oynamasını görmektir.

İLK TAKIMI TRABZONSPOR

Tugay’ın ve abisi Tolgay’ın da Trabzonspor’da oynaması için elinden geleni de yapmıştır Özkan Bey. Tugay yürümeye başladığı andan itibaren kendinden 8 yaş büyük abisinin emir komutasında futbolla iç içedir. Mahalle aralarında hep kalededir. Abisi Tolgay’ın ifadesi ile kalede pek mesut değildir. Hatta zaman zaman kaleden oyunu başlatarak bütün rakipleri çalımladığı da oluyordur küçük Tugay’ın.

Ağabeyi Tolgay, Trabzonspor’un altyapısına yazıldığında Baba Kerimoğlu’nun ilk arzusu gerçekleşir. O tarihler aynı zamanda mahallede abi zoruyla kaleye geçen Tugay’ın da saha içine doğru açılmaya başladığı dönemlerdir. 12 yaşına geldiğinde abisi onu Trabzonspor’un seçmelerinin yapıldığı Hacıkasım’daki semt sahasına götürür. O dönem Trabzonspor’un altyapısından Sadi Tekelioğlu sorumludur. Tugay’ın babasını ve abisini tanıyan Sadi hoca, “Bu çocuğun mayasında bir şeyler var.” diyerek gözlerini ondan ayırmaz. O da Sadi hocanın gözüne girmeyi başarır o gün. Artık Trabzonspor altyapısındadır. Babasının da hayalleri gerçekleşmiştir. Sadi Tekelioğlu, Tugay’ın ilk günlerini şöyle anlatıyor: “Çok yetenekli ve hırslıydı. Zaman zaman onu yaşıtlarından büyüklerle oynatırdım. Onların arasında da sırıtmazdı.” Tugay’ın o günlere dair şikâyetleri de vardı. En ilginci, “Hocam ben ne zaman büyüyeceğim, ne zaman beş-altı sene geçecek?” şeklindeydi.

Her şey yolunda giderken Tugay’ın babası Özkan Bey’in tayini Bursa’nın Gemlik ilçesine çıkar. Ağabeyi de o tarihlerde Sebatspor’da oynamaktadır. Sadi hoca, Tugay’ın ailesiyle beraber gitmesine engel olur. Böylece Tugay abisiyle birlikte Usta Otel’de kalmaya başlar. Masrafları Trabzonspor kulübü karşılar. Aynı otelde Tugay’ın imrendiği, Bordo-Mavili takımın efsane oyuncularından İskender de kalıyordur.

Altyapıda büyümeyi bekleyen Tugay, Trabzonspor PAF takımıyla hazırlık maçı yapmak için şehre gelen ve Usta Otel’e yerleşen Genç Milli Takım oyuncularını Ay-Yıldızlı eşofmanlarla görünce iç geçirmiştir. Ertesi gün Tugay’ın da oynadığı Trabzon PAF takımı, Genç Millilerle maç yapar. Tugay abisine “hepsinden iyiydim, ben bu takımda banko oynarım.” diyecek ve onu ilk kez izleme fırsatı bulan Genç Milli Takım hocası Feridun Köse de Tugay’a milli takım kapılarını açacaktır.

YENİ YÖNETİM, MUSLUĞU KESİNCE

Tugay’ın hayatında önemli dönemeçlerin olduğu yaş 13’tür. Abisi Tolgay, Sebatspor’dan ayrılarak Rizespor’a transfer olur, aynı yıl Bordo-Mavili takımda yönetim değişir. En önemlisi ise Gemlik’te bulunan babası Özkan Bey’in tayini İstanbul Bakırköy’e çıkar. Ağabey Tolgay bu dönemi şöyle anlatıyor: “Trabzonspor’un yeni yönetimi otel masraflarımızı karşılamaya yanaşmadı. Ben de Rizespor’a gittiğim için Tugay artık Trabzon’da tek başına kalamazdı. Otobüsle kendisini İstanbul’a gönderdim.”

Tugay’ın ayrılması en çok Sadi hocayı üzer: “Gitmesini hiç istemedim. Benimle kal dedim. Yönetime yalvardım, ne olur göndermeyelim diye. Ama çok küçüktü. Otel masrafları karşılansaydı belki kalabilirdi. Küçük olmasaydı yine gitmemesi için uğraşırdım.” Tugay İstanbul’a gelir gelmez babası onu Beşiktaş’ın altyapısına yollar. Özkan Bey o zamanki başkan Süleyman Seba ile çok iyi arkadaştır. Şeref Stadı’nda antrenmanlara çıkan Tugay burada Trabzon’daki ilgiyi bulamaz. Zaten Bakırköy ile antrenman sahası arası da çok uzaktır.

Bu arada aklı Tugay’da kalan Sadi hoca teyzesinin oğlu G.Saray’lı yönetici Ergün Gürsoy’a onunla ilgilenmesini söyler. Özkan Sümer de G.Saray altyapı hocası rahmetli Salih Bulgurlu’ya bu oyuncuyu kaçırmamasını tavsiye eder. Bu görüşmelerden sonra Özkan Bey, oğlunu G.Saray altyapısına teslim eder.
PARMAK ISIRTAN OYUNCU

G.Saray’da birçok oyuncuyu Türk futboluna kazandıran Salih Bulgurlu, memnun kaldığı Tugay’ı Jupp Dervall’in çalıştırdığı 1987-88 sezonunda A takıma tavsiye eder. Bir önceki sezon şampiyon olan G.Saray’da 5-10 dakika dahi olsa forma giymek Tugay için büyük mutluluktur. Takımda Simoviç, Cüneyt, Yusuf, Erhan, Semih, İsmail, Prekazi, Tanju, Uğur gibi oyuncular arasında genç Tugay’ın gösterdiği performans herkesin dikkatini çeker. Hem çok sevilen hem de hırsıyla takdir gören Tugay, bu oyuncular arasından sıyrılıp kadroya girmek için çok büyük uğraş verir. Ve ilk yılında Cim Bom bir kez daha şampiyonluğa ulaşır.

Bugün Avrupa’nın en zor liglerinden birinde oynayan Tugay’ın ilk kez Avrupa arenasına çıktığı maç ise 10 Nisan 1989 tarihinde Steau Bükreş ile oynanan müsabakadır. G.Saray’ın yarı finalde S.Bükreş ile cezası sebebiyle İzmir’de oynadığı Şampiyon Kulüpler Kupası rövanş maçında o zamanki Teknik Direktör Mustafa Denizli tarafından ilk 11’de sahaya sürülen Tugay birçok otoriteyi kendisine hayran bırakır. Ancak futbolda sakatlıklar da var. Bu dönemde ciddi bir sakatlık geçirir. Menisküs teşhisi konan oyuncu, soluğu Amerika’da alır; orada ameliyat olur. Sağlam bünyesi ve azmi sayesinde 6 ay sonra tekrar sahalara döner.

Tugay’ın A milli forma ile tanıştığı yıl 1990’dır. 20 yaşında A Milli Takım’ın İrlanda Cumhuriyeti ile yaptığı karşılaşmada ilk kez Ay-Yıldızlı formayı giyer. 23 yaşında G.Saray’da kaptanlık pazubandını takar koluna. G.Saray gibi, Türkiye’de ve Avrupa’da çok büyük başarılara imza atan bir takımda henüz 5. sezonu dolmadan kaptanlık payesine ulaşan Tugay artık eskisi gibi özgür değildir. Daha önce ona odaklanmayan gözler her hareketini kontrol etmektedir. Magazin basınında adı gündeme gelir. Aynı dönemde saha sonuçları da kötü olunca yönetim Tugay’dan kaptanlığı (1994-95 sezonu) geri alır. Bülent Korkmaz kaptanlığa getirilir. İkinci kaptan ise Hamza Hamzaoğlu olur. Hamza, morali bozulan Tugay’a “Kardeşim, sen, ben, o hiç önemli değil. Benim gözümde kaptanımız sensin. Takma kafana.” der.

Artık Tugay G.Saray’da sadece futbolunu oynamaktadır. 1997-98 sezonunda Sarı-Kırmızılı takımdan İlie’yi transfer eden Valencia, Tugay’ı da kadrosuna katmayı çok ister. Ama dönemin teknik direktörü Fatih Terim buna izin vermez. Aynı Terim daha sonraki yıllarda ise Tugay’ı sık sık yedek kulübesine oturtmaya başlar. 1999-2000 sezonuna devam ederken Tugay yarınları adına çok önemli bir karara imza atar. Hiç kimsenin beklemediği bir anda G.Saray’dan ayrılarak İskoçya’nın Glasgow Rangers takımına transfer olur. Öyle ki kamuoyu, transferi bir televizyon programında canlı yayında bulunan hocası Fatih Terim’in ağzından öğrenir: “Tugay şu an G.Rangers yolunda.”

İskoçya’ya gittiği ilk günler biraz zorluk çeker. Ancak doğası itibarıyla yeniliğe ve değişime açıktır. Bu sıkıntılı günleri uzun sürmez. Ve takımının değişmez oyuncularından biri haline gelir. Artık Ada’ya iyice alışan Tugay’ı 2001-2002 sezonunda G.Saray’da daha önce beraber çalıştığı eski hocası Greame Souness transfer eder. Yeni durağı İngiltere’nin Blackburn Rovers ekibidir. Bu takımda ortaya koyduğu futbolla büyük beğeni toplayan Tugay, kaptanlığa kadar yükselir.

A MİLLİ TAKIM’A YENİDEN MERHABA

2002 Dünya Kupası’nda üçüncülüğe ulaşan Türk Milli Takımı’nın değişmez oyuncuları arasında yer alan Tugay aynı zamanda Ay-Yıldızlı formayı en çok giyen (93 kez) futbolculardan da biridir. 2004 Avrupa Şampiyonasına katılmak için barajda Letonya’yla oynanan maçtan sonra Türk Milli Takım formasını “genç kuşağın önünü açma” adına bir daha giymeme kararı alan Tugay, bu kararını geçtiğimiz günlerde gelen çağrı sebebiyle askıya aldı. Geçen hafta Türkiye’nin Gürcistan ile yaptığı hazırlık maçında kendisine ihtiyaç duyan Fatih Terim’in davetine icabet eden Tugay, yeniden milli formayı sırtına geçirdi. 37 yaşındaki Tugay, yeşil çimende ilk gün gibi heyecanını sürdürüyor. Onun futbol güneşi batıdan ve yeniden doğuyor âdeta...

TUGAY’IN BAŞARILARI:

Türkiye Lig Şampiyonluğu: G.Saray (1988, 1993, 1994, 1997, 1998, 1999)
Türkiye Kupası: G.Saray (1991, 1993, 1996, 1999)
İskoçya Premier Lig: G.Rangers (2000)
İskoçya Kupası: G.Rangers (2000)
İngiltere Lig Kupası: B.Rovers (2002)
Dünya Üçüncülüğü: A Milli Takım (2002)

Kaynak: Aksiyon
Forumlardan
Forumda Bu Ayın En çok mesaj atan üyesi olun 100 Konturu kazanan siz olun.
Radyo Dinle
Reklamlar
Yazı
2008 yılında çok farklı olacagız.
Copyright 2008 Geyik Merkezi Tüm .Hakları Saklıdır. İzinsiz Kopyalanamaz. Ödevler
DNA, or deoxyribonucleic acid,For example, is the fundamental building, individual's entire genetic makeup block for an Further, a person's DNA is the same in every cell.the DNA in a man's blood is the same as the DNA in his skin cells. It is a component of virtually every cell in the human body. semen, and saliva. comics poem
eXTReMe Tracker