Affet Küçüğüm
bir somun ekmekti almak istediği sabahın köründe girdi kuyruğa belediye satış büfesinde dramlar yaşanıyor ekmek kavgasında
sırası gelmişti saatler sonunda almıştı dört ekmek küçük meleğim koltuğuna dikkatle sıkıştırdı ama, düşürüverdi ekmekleri çamura
bir sıraya daha geçecek gücü kalmamıştı geçse de parası kıttı gücü kalmamıştı hüzün sardı benliğini bir anda başladı ağlamaya küçük meleğim
acıdı amcaları onun haline dört ekmek daha verdiler eline içlenmişti bir kez küçük meleğim sustur susturabilirsen
Küçüğüm özür dileriz senden seni bu bataklıkta büyüttüğümüz için koltuklarında sefa süren amcalarının kurbanı ettiğimiz için
biliyorum bizi hiç affetmeyeceksin bir gün gelip sen de büyüyeceksin yavrunu ekmek sırasına göndereceksin o ağlamasın demek riya olur belki
sen ağlama ciğer parem yakarsın beni umut fakirin ekmeği demediler mi sana dört umut koysaydın koltuğunun altına değmezdi gözünden akan bir damla yaşa
Osman yürekten yandı bu işe daha içerdi ama tükenmişti şişe ayı bırakıp koştuk güneşe sen bizi affet küçük meleğim.
Bilecik - 28.05.2008 |
|